Paylaş:

Kitap önerileri – 1 olarak yeni bir sayfa ile sizlere hem okuduğum hem de okumak için araştırdığım bazı kitapların önerilerinde bulunacağım. Her ne kadar okumak için zaman bulamazsam da ilgimi çeken kitap denk geldiğinde bir iki sayfa diye diye kitabı tamamlamaya çalışıyorum. Bu makale de elimden geldiğince fırsat bulduğumda bir kaç eski veya yeni ilginizi çekebilecek kitapları önermeye çalışacağım. Fazla lafı uzatmadan sizler için seçtiğim bir kaç kitabı paylaşmak istiyorum.

⇒ İlk kitap önerim Şili’li yazar Antonio Skarmeta‘ya ait Neruda’nın Postacısı adlı kitabıdır.
Çevirmen: İnci Kut / Yayınevi: Aksoy Yayıncılık

Kitap hakkında: Mario Jimenez, içine kapanık, sıradan ve Şili’nin Isla Negra kasabasında yaşayan bütün balıkçılar gibi yoksul bir insandır. Ve henüz 17 yaşındadır… Bir gün, bir postacılık işi bulur ve bütün yaşamı değişir. Şair Pablo Neruda’nın mektuplarını kendisine ulaştırmakla görevlendirilen Mario Jimenez, şiirle dolu yepyeni bir dünyaya adım atar. Pablo Neruda dış dünyayla bağlantısını sağlayan tek kişi olan Mario Jimenez ile dost olur ve gerek ustalığıyla, gerekse yaşama bakış açısıyla onu derinden etkiler. Bu “basit” postacı-usta şair dostluğu sayesinde, Mario Jimenez kendi duygularının farkına varır. Önceleri aşk ve dostluk için geliştirdiği duygular; giderek şairi, Şili’yi ve yaşamı “derinden algılamaya” kadar ulaşır…

 

 

⇒ İkinci kitap önerim bu sefer yerli yazarlarımızdan ve şair olan Sabahattin Ali‘ye ait Kuyucaklı Yusuf adlı kitabıdır.
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları

Kitap hakkında: Ailesinin katledilmesiyle sahipsiz kalan dokuz yaşındaki Yusuf’un olayı soruşturmak için Kuyucak’a gelen Nazilli Kaymakamı Selahattin Bey tarafından evlatlık alınması ve çocuğun daha sonraki hayatı anlatılmaktadır. “Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez’in varlığı Yusuf için büyük boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf’un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyordu, fakat Muazzez olmadan bunu aramaya muktedir olmayacağını sanıyordu.”

 

 

⇒ Üçüncü kitap önerim Kudüs’lü yazar Amos Oz ‘a ait Aşk ve Karanlık isimli kitabıdır.
Çevirmen: Gülden Şen / Yayınevi: Doğan Kitap

Kitap hakkında: Amos Oz “Aşk ve Karanlık”ta bir aile destanı yazıyor. Bir milletin var olma mücadelesine ve çalkantılı günlerine tanıklık eden bir destan bu. Birbiriyle uyuşmayan kültürlerin, acının, azmin, sevginin ve karanlığın hikâyesi bu romanda anlatılan. Oz’un çizdiği Çehovvari karakterler ve anlattığı muhteşem hayatlarla uzun ama sürükleyici bir anılar dizisi çıkıyor ortaya. Bir çocuğun var olma mücadelesi, bir kitap kurdunun yaşamı, yazar olmaktan önce “kitap” olmak isteyen ilginç bir kişiliğin serüveni… Ama Amos Oz’dan bile fazlası var bu kitapta. Yalnız bu olağanüstü edebiyat deneyimine başlamadan, satırlar arasında önce kaybolmaya, sonra da hem kendinizi hem de hayatı yeniden bulmaya hazırlıklı olun.

 

 

⇒ Dördüncü kitap önerim Arjantin yazar Julio Cortazar‘a ait Seksek isimli kitaptır.
Çevirmen: Necla Işık / Yayınevi: Can Yayınları

Kitap hakkında: Seksek oyunu, ayağın ucuyla itilen bir taşla oynanır. Oyun elemanları şunlar: kaldırım, irice bir çakıltaşı, ayakkabı ve tebeşirle çizilmiş güzel bir çizgi, renkli tebeşir tercih edilir. En üstünde çizginin Gökyüzü hanesi bulunur ve en altta Yeryüzü; taşı iteleye iteleye Gökyüzü’ne ulaşmak çok zordur; ne denli nişan alsan, ne denli dikkatlice atsan ve itelesen de zordur, taş çizgi üstüne gelir veya çizgi dışına çıkar. Antiroman diye de nitelenen ve “anlatı” ile “anlatının yarattığı çağrışımlar” üzerine inşa edilen Seksek’in başındaki okuma planında, maceracı okurlara alternatif bir “sıçrayarak okuma” düzeni sunulur. Bu okuma biçimi, seksek oyununu andırır. Okuru kurmacanın etkin bir unsuruna dönüştüren bu sıçramalar, yalnızca romanın okuma biçiminin değil, yaratılan kişilerin, dolayısıyla insanlığın içinde yaşadığı dünyanın da parçalanmışlığını simgeler.

 

 

⇒ Beşinci kitap önerim Türkiye’nin en çok okunan gülmece, genç ve çocuk kitapları yazarlarından Muzaffer İzgü ‘ye ait Zıkkımın Kökü isimli kitaptır.
Yayınevi: Bilgi Yayınevi

Kitap hakkında: Yıl 1933, aylardan ekim, günlerden 29; yani onuncu yıl…cumhuriyetin onuncu yıldönümü… İşte o gece annem tutturmuş da tutturmuş, fener alayını izleyeceğim, diye… Babam, yahu avrat ayın günün, sancın mancın tutar, hem bu karınla… demiş. Ama annem hiç öyle coşkulu bir günde evde oturmak ister mi? Komşu kadınlardan biriyle çıkmışlar evden, bir yaşındaki abim de annemin kucağında. Fener alayını eve en yakın izleme yeri, olsa olsa Saathane’nin orası… nasıl kalabalık, iğne atsan yere düşmez!… Az sonra bando öteden gözükmüş. Pıstattararaaaa… demeye başlayınca, uy anam, annemdeki sancı… Breh, kaldırımda adım atacak yer yok, yan yön insan, gerisi dükkân… annemi eve zor yetiştirmişler. Tastamam eve geldikten on dakika sonra beni doğurmuş…

 

 

⇒ Altıncı kitap önerim moda ve güzellik alanlarında vlogger, YouTuber ve yazar olan ingiliz Zoe Elizabeth Sugg ‘a ait Çevrimiçi Kız adlı kitaptır.
Çevirmen: Sevinç Seyla Tezcan / Yayınevi: Pegasus

Kitap hakkında: Penny’nin bir sırrı var. Penny, Çevrimiçi Kız rumuzuyla arkadaşlık, erkekler, çılgın ailesi ve hayatını ele geçirmeye başlayan panik ataklarla ilgili hislerini blogunda paylaşmaktadır. İşler iyice sarpa sarınca, ailesi hava değişiminin Penny’ye iyi geleceğini düşünerek onu hemen New York’a götürür. Burada, muhteşem yakışıklı gitarist Noah’ya ilk görüşte âşık olan Penny, aralarında geçen her şeyi blogunda anlatmaya başlar. Ancak Noah’nın da bir sırrı vardır; Penny’nin herkesten gizlediği blogger kimliğini ve en yakın arkadaşıyla ilişkisini tehdit edecek kadar büyük bir sır…

 

 

 

 

 

 

Diğer kitap önerileri için..

Bana ileteceğiniz kitap önerileriniz için..

 

bolme

boduroglu

boduroglu

Blogda yer alan yazıları, öğrendiklerimi kayıt altına almak ve başkalarına da yardımcı olmak amacı ile yayınlıyorum.